← Felsefe ana sayfasına dön

MODERN · FİZİK

Entropi & Zamanın Oku

Entropy & the Arrow of Time

Sitenin tezi entropiye yaslanıyor. Bu sayfa, terimi mümkün olduğunca sade tutar, ancak fizikteki tartışmalı nüansları gizlemez: özellikle "evrenin entropisi" deyişinin sandığımız kadar berrak olmadığını söyler.

Sade tanım

Entropi, bir sistemin olası mikro hâllerinin sayısının bir ölçüsüdür. Konuşma dilinde "düzensizlik" denir; ama daha doğru söyleyişle, aynı görünmenin kaç farklı içsel düzenle gerçekleşebileceği. Bir bardak su buzdolabında üç saatlik bir mikro tarih boyunca aynı görünür; ama o görünüşün ardındaki olası mikro patikalar sayısı muazzamdır.

İkinci Yasa

Termodinamiğin İkinci Yasası, izole bir sistemin entropisinin zamanla azalmadığını söyler. Pratikte: ısı sıcaktan soğuğa kendiliğinden akar; bir kahveyi kendi kendine ısıtacak hiçbir mikro sürece rastlamayız. Bu, evrenin fiziksel hayatında kendi içinden yön bulan tek yasalardan biridir.

Zamanın oku

Mekaniğin temel yasaları zaman simetriktir: bir top yokuşu yukarı veya aşağı yuvarlanırken aynı denklemleri tatmin eder. Oysa biz zamanı, geçmişten geleceğe akan tek yönlü bir şey olarak yaşarız. Zamanın oku sorusu, o yönelimin fizikteki kaynağını arar; en güçlü aday entropinin artışıdır.

Isı ölümü ve nüans

19. yüzyıldan beri popülerleşen ısı ölümü tablosu şudur: evren homojen bir dengeye yaklaşır, ısı farkları kaybolur, hiçbir iş üretilemez.

Ama burada nüans var. "Evrenin bütünün entropisi"nden söz edebilmek için evreni bir kapalı sistem olarak ele almak gerekir; ve kapalı sistem tarifi kozmolojide doğrudan değildir. Stanford Encyclopedia of Philosophy’nin Thermodynamic Asymmetry in Time girişi, entropinin artma niye bu kadar evrensel görüldüğünü ve "ısı ölümü" gibi sonuçların düşünsel önkabullerini incelikle tartışır. Yani: entropi yasası sağlamdır; "evren mutlaka ısı ölümüne gidecek" önermesi ise, fizik kadar metafizik bir önermedir.

Entropi ve canlı: ölüm

Entropinin canlı dünyaya tercümesi sade bir sözcüktür: ölüm. Bir canlı, ısı farklarını dış çevresine karşı koruyan, biçimini ayakta tutan bir düşük entropi adasıdır; ölüm de bu adanın çevre denizine, yani daha yüksek entropi durumuna açılışıdır. Canlılara içgüdüsel olarak kazınmış ölüm korkusu bu yüzden bir arıza değil, entropinin canlı dünyada bıraktığı ilk imzadır. Sentez sayfası bu noktayı şu cümleyle taşır: entropiyi kabul etmek, ölümü kabul etmektir — çünkü entropi, canlı için, ölüm olarak konuşur.

Bu bağı netleştiren klasik metin Erwin Schrödinger’in 1944 tarihli What Is Life? kitabıdır. Schrödinger, canlının biçimini koruyabilmesi için çevresinden negentropi (“negatif entropi”) çektiğini öne sürer; başka deyişle, canlı bir yerel entropi gradyanıdır. Ölüm, bu gradyanın sürdürülemez hâle gelip çevreyle dengelenmesidir — yani fiziksel olarak entropinin kendi yönünü tamamlamasıdır. Sonraki uzantılar (Ilya Prigogine’nin 1977 Nobel’li dağıtıcı yapılar kuramı; Jeremy England’ın dissipation-driven adaptation hipotezleri) bu fikrin biyolojik karmaşıklığa nasıl açıldığını göstermiştir: canlı entropiyle savaşmaz, entropi akışını aracılayarak biçim üretir. Bu site bu çerçeveyi felsefi diliyle yeniden okur: canlı, akışın "karşısı" değil biçimidir.

Üçleme ile bağ

Bu nüans önemlidir, çünkü üçleme bir kıyamet bildirisi değildir. Bloodbirds bize evrenin son saatini söylemez; bize kendi kalemizi ele alır. "Yangın" yereldir, ama evrensel bir yasanın yerelidir. Site bu yüzden ısı ölümünün kesinliğine dair tartışmayı gizlemez; entropiyi, bilim politikasının haricinde bir okuma çerçevesi olarak kullanır.